info@dentaloptioncyprus.com +90 392 815 29 11 Dr. Salih Miroğlu Cd. Ataker İş Hanı No: 3 Girne, KKTC
FAQ Front
Sıkça Sorulan Sorular

S.S.S.

Sıcak, soğuk, şeker veya ekşi yiyecek-içecekler ağıza alındığında dişlerde ani bir tepki oluşur; ağrı-sızı başlar. Bu ağrı keskin, ani ve derindir. Çürük ve eski dolgular dışında hassasiyet en çok dişeti çakilmesi ile açığa çıkan kök yüzeylerinden kaynaklanır. Normal olarak, dentin (dişin ikinci ve önemli bir tabakası) mine ve sement (kök yüzeyini kaplayan özel tabaka) ile çepeçevre kuşatılmıştır. Diş hassasiyetinin sebebi tam olarak anlaşılamamışsa da hassasiyetin dişin sinirine mikron düzeyindeki kanalcıklar aracılığı ile iletildiği üzerinde duruluyor. Çekilen dişeti kök yüzeyinin sıcak, soğuk ve basınç etkilerine maruz kalmasına sebep olur. Açıkta kalan bu kanallar pulpaya ulaşır ve bu da ağrı hissedilmesine sebep olur.

Tükürük bezlerinin tükürük salgılama fonksiyonlarının azalması yada kaybolmasıdır. Nedenleri Sistemik rahatsızlıklar; Romatizmal hastalıklar(sjogrens sendromu),diabet,Parkinson. Tükürük bezinin cerrahi olarak çıkarılması. Radyoterapi; Baş boyun bölgesi radyoterapisi tükürük bezlerine zarar verir. İlaç kullanımı;Tansiyon ilaçları,antideprasanlar,antihistaminikler,diüretikler,vs. Alkol tüketimi. "Ağız kuruluğu tükürük salgısındaki azalma ağızda oldukça ciddi sorunların oluşmasına yol açabilmektedir.

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir. Ağız kokusu günümüzde medeni toplumlar da dahil olmak üzere oldukça yaygındır, aynı zamanda sosyal bir incinme sebebidir. Psikolojik problemleri beraberinde getirir. Ağız kokusunun sebep olduğu sosyal problemler biyolojik problemlerden daha fazladır. Hatta eğer ağız kokusu sosyal bir problem oluşturmasaydı belkide bir hastalık olarak görülmeyecek, tedavisi için gayret sarfedilmeyecekti. Ağız kokusundan şikayet eden bireyler sosyal hayatlarında kendilerine olan güvenlerini kaybedebilirler.

Dişlerde çürük tespit edildikten sonra,tedavisinin en KISA SÜREDE yapılması gerekir.Genellikle hastalar,çürüğün henüz ağrı yapmadığını söyleyerek dolgu yaptırmayı ihmal etme eğilimindedirler.Dişin daha fazla çürümesi demek,dişte daha fazla madde kaybı demektir,onun için dişin tedavisi zaman geçirilmeden yapılmalıdır.Amaç,daha az dolgu,daha çok diş ile dişin ağızda kalmasını ve hizmet süresini uzatmaktır.

Dolgu maddesi seçilirken,dolgu yapılacak dişin durumu ve konumu önemlidir.3 çeşit dolgu vardır Amalgam dolgu,kompozit dolgu ve porselen ınlay-onlay dolgu.

Halk arasında gümüş dolgu olarak bilinir,amalgam,gümüş,kalay ve bakır alaşımının cıva ile karıştırılması sonucu elde edilir.Çok uzun yıllardan beri diş hekimliğinde kullanılmaktadır. Dayanıklı bir malzeme olduğundan,basıncın çok olduğu küçük azı ve büyük azı bölgelerinde tercih edilir.Dezavantajı estetik olmamasıdır.

X